Kahtani Recep Tayyip Erdoğan mıdır?

Kahtani Recep Tayyip Erdoğan mıdır?

Kahtani Recep Tayyip Erdoğan mıdır?

Manası itibariyle, "yokluktan", "yokluk diyarından" anlamına da gelebilen "Kahtani" kelimesi, aynı zamanda Mehdinin zuhurundan sonra dünyada görülecek bolluk ve bereketi getirecek kişi olarak hadis kitaplarında yerini almıştır. Bu zatın Cumhurbaşkanımız olan Recep Tayyip Erdoğan olma ihtimali ise meydana çıkan tarihi gelişmeler göz önüne alındığında oldukça yüksek olduğu görülecektir.

Buhari ve Müslim de "Imam", "Halife" ve "Kahtani" tabirleriyle âhir zamandaki bir kurtarıcıdan söz edilmektedir. Müslim'de Kahtani, denilen bir zattan bahsedilmekte, âhir zamandaki bir bolluk ve refah dönemine işaret edilmekte ve saymaksızın mal dağıtan"halife"den haber verilmektedir (Müslim, Fiten 67-69). Bunların dışında Kahtani’den önce gelecek Mehdi ile ilgili hadisler ise, Ebû Davud, Tirmizi, İbn Mâce ve Ahmed b. Hanbelin Müsnedi gibi hadis kaynaklarında geçmektedir.

Buhari’deki şu hadis-i şerif: ‘Kahtanlı bir adam çıkıp değneği (asası) ile insanları yönetmedikçe kıyamet kopmaz!’ şeklindedir. (Buharî, Menakıb 7; Müslüm, Fiten 60) Bu hadis-i şerifte Kahtani’nin üç mühim hususiyeti zikredilmiştir. Kaht yani kıtlık,ekonomik kriz ve kuraklık gibi olaylarla ortaya çıkacak olup iyi bir yönetici olarak bütün bu problemlerin üstesinden geleceği anlaşılmaktadır.

Günümüzdeki ve yakın geçmişteki olaylara dikkatli bir gözle baktığımızda Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük bir ekonomik krizler sonrasında iktidara gelmiş olduğu görülecektir. Bu dönemde ekonomik istikrar sağlanmış, borçlar ödenmiş, sosyal güvenlik yaygınlaşmış, fakir ve bakıma muhtaçlara  yani toplumun ekonomik alt tabakasını oluşturanlara yardımlar artmıştır. Ülke çok büyük düşmanlıklara, darbelere ve kirli kumpaslara maruz kaldığı halde istikrar bozulmamakta her şey yolunda gitmektedir. Elbette mazlum ve fakir insanların özellikle de Suriyeli mültecilerin duaları onun başarısında yatan nedenlerden sayılabilir. Çünkü fakir ve muztar kalan kimsenin duası arşa dayanır ve geri çevrilmez…

Erdoğan’ın önce belediye başkanı olması ile İstanbul bir dünya başkenti olma yolunda büyük mesafeler kat etmiş başbakan olunca da ülke bolluğa ve refaha kavuşmuştur. İlginçtir Erdoğan’dan önceki dönemde susuzluk ve kuraklık yaygınlaşmış ve yağmur bombaları ile kuraklığı önleme çabaları görülüyordu. Yolsuzluk ve rüşvet alabildiğine yaygınlaşmıştı. Başkan olduktan sonra aynı zamanda iklim olarak bir kuraklık sona ermiş yolsuzluklar büyük ölçüde önlenmiştir. Yine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesi öncesinde İstanbul’da büyük bir su sıkıntısı vardır, büyük yolsuzluklar yaşanmıştır ve her yerde büyük çöp dağları oluşmuş hatta bunlardan biri patlayarak can kayıplarına yol açmıştır. Belediye Başkanı seçildikten sonra hızla bu sıkıntıları çözmüştür. Bu başarısını çıraklık dönemi olarak nitelendirmiştir.

Belediye Başkanlığı, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı döneminde senelerdir Türkiye’yi başarı ile yönetmektedir, girdiği bütün seçimleri açık farkla kazanmaktadır. Hadiste yöneticilik özelliğine eklenmiş olan değnek ise bir metafor olarak cep telefonuna işaret edilmiş olabilir. Zira 15 Temmuz 2016 gecesi yaptığı kısa bir konuşma bütün Türkiye’yi sokaklara dökmüş darbeciler karşılarında kararlı ve ölümden korkmayan vatansever bir milleti görmüştür.

Kahtani’nin zamanındaki teknolojik araçların şekli ile ilgili olarak mikrofon dediğimiz cihaz da öne çıkmaktadır. Erdoğan yaptığı konuşmalarda bir anda yüzlerce yerde halka hitap edebilmektedir. Günümüzde siyaset adamları ve idareciler emir ve talimatlarını bu teknolojileri kullanarak ulaştırmakta olup bu araçlar şekil olarak bazan asa bazan da kamçıya benzemektedirler.

Bazı alimlere göre Kahtânî’in adı Cehcah’tır. Ve saltanatı  20 yıl kadar sürecektir. Bu zat Mehdiden sonra çıkacak ve onun yolunu tâkip edecektir. “İnsanları asasıyla sevk/idare etmesi” ifadesiyle kendisi bir çobana benzetilerek raiyetine karşı güzel ve âdil idaresine, güçlü saltanatına işaret edilmiştir (bk. İbn Hacer, ilgili hadisin şerhi).

İbn Hacer’in de tercih ettiği görüşe göre, Kahtan kabilesi, Hz. İsmail’in soyundan gelmiştir(bk. İbn Hacer, VII/537-538). Asrımızın büyük İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi'nin açıklamaları doğrultusunda Mehdinin üç vazifesi vardır. Bunlar; iman, hayat ve şeriattır. İlk basamak olan iman dairesinde iman esaslarını takviye ettikten sonra, ikinci basamakta bunların hayata tatbik edilmeye başlanacağı, ardından ise Kur'an hakikatlarının hayatın her devresinde hüküm süreceği 3. devreye geçileceği anlaşılmaktadır.

Yine Müslim’de geçen bir başka hadiste ise, ahir zamandaki bir bolluk ve refah dönemine işaret edilmekte ve saymaksızın mal dağıtan bir halifeden bahsedilmektedir. Bazı kimseler, Hz. Ömer b. Abdülaziz dönemindeki bolluğa bakarak bu hadisi ona tevil etmiştir. Ancak “Ümmetimin sonunda” tabiri bu zenginliğin, ümmetin sonunda da olacağını göstermektedir. Netice olarak bütün bu hadis-i şeriflerden anlıyoruz ki, adı ne olursa olsun, genel manada bir ıslahatçılardan ve kurtarıcılardan bahsedildiği kesindir. Sahih hadis olarak kabul edilen Buharî ve Müslim’in rivayetlerini esas alacak olursak; hadislerde mehdi düşüncesinin varlığı şüphe götürmeyen bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.

Geniş daire olan içtimaî ve siyasî sahadaki Mehdiyetin ikinci ve üçüncü vazifesi, birinci vazifeye nisbeten ikinci, üçüncü derecede olup ittihad-ı İslâmın kuvvetine dayanarak ve mehdiyete bağlı olarak onun düsturlarını tatbik edecek zat ki, hadis lisanında“Cehcah” denilmektedir. Bu zat âlem-i İslâm vüs’atinde hilafetin icraatını temsil eder. Mehdi’nin icraatçısı olacak bu veya benzeri zatlardır. Bunlar aslında Risale-i Nurun şahs-ı manevisini temsilen vazife yapacaklardır.

Tâc’dan nakledilen 988. hadis meali şöyledir: “Cehcah adındaki bir adam idareyi ele alıncaya kadar günler ve geceler (Süfyan’ın devre-i istibdadları ve dalalet karanlıkları) gitmiyecektir. (Müslim, Tirmizi) Zübdet-ül Buhari Tercemesi 958. hadî­sin haşi­ye­sinde, Er-Raid Lügatı’nın beyanına göre “Harbte na­’ra atan kah­raman” mânâ­sında olan “Cehcah” vas­fıyla tavsif edilen bir zâtın geleceği (Şarkavî Şerhi’nden naklen) şöyle ifade edilir :

“Bu kişinin adı Cehcah’tır. Çok kıymetli bir zat olup Mehdi’den sonra ortaya çıkacak, onun yolunu tutacaktır. Çoban koyununu nasıl sürerse, Cehcah da cihangir olarak bütün ülkeleri idare edecek, herkes ona boyun eğecektir.”(Şarkavi Şerhi) (Cehcah şahsın ismi değil vasfı olsa gerek, Bak: İbn-i Hanbel 3,89)

Hadislerde Cehcah ve Kahtânî’nin Mevali’den yani Arap olmayan bir milletten çıkacağı da kaydedilmiştir. Kahtânî geldiğinde zalimlere, münafıklara, fasıklara hiç acımayacaktır.

Bunlar istikbalde hadislerde değişik isimlerde bahsedilen vezirler de olabilir. Zira hadislerde Mehdiden sonra Kahtani, Cehcah, Mahzumi, Mansur, Mevla, Heşim-ül Mehdi, Selam, Emir-ül Usub, Müferrec, Zulusub, Mukaat isminde halifelerden bahsedilmektedir.

Tüm bu anlatılanlar doğrultusunda bir yokluk, kuraklıktan varlık dönemine geçiş söz konusunu gündeme getirdiğinden hem Mehdi için hem de ondan sonra gelecek yönetici olan Kahtani için "yokluk döneminden, varlık dönemine" manasını içine alan"Kahtalani" ismi, pek anlamlıdır. Elbette herşeyin en doğrusunu Allah bilir. Bizler olaylar vuku bulup ortaya çıktıktan sonra değerlendirme yapabiliyoruz, vesselam…
VECİHİ ÇINAR.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.