Başbakan Yıldırım'dan Avusturya'ya 'cami' tepkisi

Başbakan Yıldırım'dan Avusturya'ya 'cami' tepkisi

Başbakan Yıldırım'dan Avusturya'ya 'cami' tepkisi

Başbakan Yıldırım, Avusturya'nın cami kapatma kararı ile ilgili, "Fevkalade yanlış. Ne evrensel hukuk kurallarına ne AB değerlerine ne azınlıkların hukukuna sığacak karar" dedi.


Başbakan Yıldırımdan Avusturyaya cami tepkisi

Başbakan Binali Yıldırım, NTV yayınında gündemi değerlendirdi ve soruları yanıtladı.

Çankaya Köşkü'nün seçimden sonra ne olacağı ile ilgili soru üzerine Yıldırım, köşkün Cumhuriyet'in kuruluşuyla anılan bir yer olduğunu, hangi fonksiyonu alırsa alsın öneminin devam edeceğini söyledi.

Yıldırım, başbakanlığın sona ermesiyle Çankaya Köşkü'nün unutulmayacağını vurgulayarak, "Çankaya Köşkü'nün yaşayan tarihi bir gerçeği var. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yaşadığı ev müze olarak burada, yakın siyasi tarihimizin anılarının olduğu, Ankara'nın değil, aynı zamanda Türkiye'nin de bildiği önemli bir mekan. Dolayısıyla hangi amaçla kullanılırsa kullanılsın gözümüzün içi gibi bakacağımızdan vatandaşlarımız emin olabilir." şeklinde konuştu.

“Bugüne kadar 22 ilde vatandaşlarımızla bir araya geldik”

Seçimlerde AK Parti İzmir Milletvekili adayı olduğu anımsatılan Yıldırım, "Acaba Başbakan Yıldırım, seçimden sonra Meclis Başkanlığı'na aday olur mu?' diye bir yorum silsilesi geldi. Ne dersiniz?" şeklindeki soruyu, "Şu anda bunları düşünecek durumda değiliz. Bir yandan Cumhurbaşkanımız, bir yandan biz memleketin her köşesini dolaşıyoruz. Bugüne kadar 22 ilde vatandaşlarımızla bir araya geldik, projelerimizi anlattık, desteklerini istedik, sorunlarını dinledik." diyerek yanıtladı.

Yıldırım, "Seçimleri aradan çıkaralım, yeni Meclis oluşsun, cumhurbaşkanlığı seçimi belli olsun, ondan sonra memleketin işleri sahipsiz kalmaz. Bir şekilde bir çözüm bulunur." değerlendirmesinde bulundu.

Bugüne kadar 22 miting yaptığını ve 16 miting daha olacağını anlatan Yıldırım, "Buna Ankara, İstanbul ve İzmir dahil değil. Özellikle Ankara ve İstanbul'u Cumhurbaşkanımızla yapacağız. Ayrıca bir gün İstanbul'da ilçelerde, bir gün Ankara'da ilçelerde, son hafta da seçim bölgem olan İzmir'de geçireceğim. Oyu da İzmir'de kullanacağım." diye konuştu.

"Tamamen bir İslam ve din düşmanlığı var"

Başbakan Yıldırım, Avusturya'nın 7 camiyi kapatma kararına ilişkin soru üzerine şunları söyledi:

"Doğrusu, Avusturya bir süreden beri izlediği ırkçı politikalar ve söylemlerle zaten Avrupa Birliği'nin genelinden ayrışmış durumda. Yeni seçilen başbakan maalesef gelecek hedeflerini iç siyasette akılcı olmayan kararlarla inşa etmeye çalışıyor.

Avrupa'nın değerleri fikir ve inanç özgürlüğüdür, hoşgörüdür. Alınan bu kararda bunların hiçbirisi yok. Tamamen bir İslam ve din düşmanlığı var. Dolayısıyla popülist söylemlerle uzun vadede siyasette başarılı olma imkanı yoktur. 'Kısa vadeli çıkar elde etme' adına muazzam bir İslam dünyasının tepkisini göze almak hiç de akıllı siyasetçiye yakışan bir şey değildir."

“Din meselesini başımızın üzerinde tutmamız lazım”

Dünyanın, mezhep savaşları, din düşmanlığı ve ırkçılık nedeniyle çok büyük bedeller ödediğine işaret eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Din meselesini başımızın üzerinde tutmamız lazım. Ve üzerinde fikir yürütecek, konuşulacak, yorum yapılacak bir mesele olarak görmeye başladığımız zaman yani dini ağzımızın seviyesine getirdiğimiz zaman, o zaman ortalık karışıyor. O bakımdan fevkalade yanlış bir karardır, ne evrensel hukuk kurallarına ne Avrupa Birliği değerlerine ne de azınlıkların hak ve hukukuna sığacak bir karar değildir.

Hele hele Avusturya'nın yakında Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı'nı alacak olması çok daha durumu vahim hale getirmektedir. Böyle bir Avrupa Birliği ülkesine, bu zihniyetteki yöneticilere Avrupa Birliği nasıl emanet edilir? Bunu Avrupalıların takdirine bırakıyorum. Tahammül edemeyen, kendinden farklı düşünen, kendinden farklı inanan insanlara tahammül gösteremeyenler, birliğin vizyonunu ve hedeflerini gerçekleştirmek için ortaya ne koyacaklar bunu ben merak ediyorum."

"Olağanüstü hal meselesi yeni hükümetin gündeminde olacaktır"

Yıldırım, OHAL'in seçimden sonra kalkabilme ihtimaline ilişkin soru üzerine, vatandaşların bu dönemde her şeyinin normal gittiğini, özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ ile mücadelede kendilerine olağanüstü halin önemli bir esneklik sağladığını vurguladı.

Bu mücadelede de ciddi ilerleme kaydedildiğini, mahkemelerin hemen hemen darbeye bizatihi bulaşanların hükümlerini verdiğini anlatan Yıldırım, devam eden çok az dava kaldığını dile getirdi.

Yıldırım, ayrıca ihraç edilenlere, açığa alınanlara, memuriyet dışına çıkarılanlarla bir imkan getirdiklerini kaydetti.

İtirazları İnceleme Komisyonu'nu kurduklarını hatırlatan Yıldırım, bu komisyonun da çok kapsamlı hazırlık yaptığını ve bütün şikayetleri topladığını belirtti.

“Cumhurbaşkanımızın bu açıklaması (OHAL) çok iyi bir açıklama olmuştur”

Bu mücadelede herhangi bir zaaf yaşanmasının çok olası olmadığına dikkati çeken Yıldırım, "O yüzden Sayın Cumhurbaşkanımızın bu açıklaması (OHAL) çok iyi bir açıklama olmuştur. Ümit ederim yakın zamanda olağanüstü hal meselesi yeni hükümetin gündeminde olacaktır ve kaldırılması cihetine gidilecektir." dedi.

Yıldırım, bu seçimin en önemli özeliğinin, hükümetin ve Meclis kompozisyonunun sandıkta belli olması ve vatandaşların Ankara'ya iş bırakmaması olduğunu vurguladı.

Başbakan Yıldırım, olağanüstü halle ilgili kararın, küresel yatırımcılar açısından da önemli bir rahatlamayı beraberinde getireceğini belirtti.

"İttifakımız AK Parti ve MHP'dir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, "Özellikle AK Parti milletvekili adayları oyuna gelmeyin. İttifakımız AK Parti ve MHP'dir. Cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan'dır. Kendinize dikkat edin, fitneye düşmeyin. MHP'yi dışlamaya gücünüz yetmeyecektir. Bunu böyle bilin." şeklindeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine Yıldırım, Bahçeli'nin sözlerinin açık olduğunu belirtti.

“Cumhur İttifakı birden bire ortaya çıkan bir ittifak değil”

"Biz bir yol arkadaşlığı kurduk, Cumhur İttifakı'nı kurduk. Cumhur İttifakı birden bire ortaya çıkan bir ittifak değil." ifadesini kullanan Yıldırım, Bahçeli'nin 2016 Ekim ayında sistem değişikliğine ilişkin sözlerini çağrı olarak kabul ettiklerini söyledi. Yıldırım, "O zaman ben başbakandım, partinin Genel Başkanıydım. Kendisiyle temasa geçtik ve ilk toplantımızı 10 Kasım 2016'da yaptık." diye konuştu.

Sistem değişikliğini öngören, Anayasa'daki temel değişiklikleri hayata geçirmeye ilişkin sürecin 9 Aralık'ta anayasa değişiklik teklifinin Meclis’e verilmesiyle başladığını hatırlatan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu süre içinde iki partinin görevlendirdiği arkadaşlar çalıştı, hazırladı. Biz genel başkanlar olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın da görüşlerini alarak değişikliği yaptık, Meclise verdik. Komisyonlar da 21 Aralık'a kadar devam etti, sonradan da ocak ayında Meclis Genel Kurulunda görüşmeler tamamlandı. Nihayet 16 Nisan 2017 halk oylamasına giden süreç geldi.

Bunu şunun için detaylı anlattım; bizim Ekim 2016'da başlayan bir ittifak, birlikte yol yürüme sürecimiz var. Bu, esasen 15 Temmuz hain darbe girişiminde çok daha güçlü hale geldi. Daha sonra Yenikapı ruhuyla bunu uzun soluklu, uzun vadeli beraber yol yürüme, bir ittifaka dönüştürme kararı aldık.

Bunlar kendiliğinden gelişen konular. Nihayet bunu 24 Haziran'da yapacağımız seçimlere taşıyacak Cumhur İttifakı'nı da kurduk. Bunlarla ilgili yasal düzenlemeleri yaptık."

"MHP'yi dışlamak söz konusu olamaz"

Cumhur İttifakı'nın AK Parti ve MHP'den oluştuğunu hatırlatan Yıldırım, "MHP'yi dışlamak diye bir şey söz konusu olamaz. MHP'nin de AK Parti'yi dışlamak diye bir şeyi olamaz. Çünkü biz beraber çıkmışız bu yola, biz birlikte ittifakız. AK Parti'de, MHP içinde bilgimiz dışında çok lokal bazı olumsuzluklar olabilir ama bunları genele yaymak ve genelde oluyormuş gibi düşünmemiz söz konusu değildir. Her mitingimizde Cumhur İttifakı'na vurgu yapıyoruz. Aramıza fitne sokmaya çalışanlara fırsat vermeyeceğiz." diye konuştu.

"Gündemimizde af yok"

MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin af önerisi hatırlatılarak, "Seçimden sonra da ısrarlı olursa tavrınız ne olur?" sorusuna Yıldırım, "Bizim gündemimizde af yok. Sayın Bahçeli bunu gündeme getirdi. Tabii onlar ayrı siyasi parti, biz ayrı siyasi partiyiz. Buna saygı duyarız ama bizim gündemimizde yok. Bu kadar net. Seçimden sonra ne olur ne biter. Meclis kompozisyonu, cumhurbaşkanlığı seçimi belli olmadan bu konuda ortaya bir formül koymak, bir fikir işaret etmek çok sağlıklı bir şey olmaz ama bugünkü durum çok açık ve net; hele hele FETÖ, PKK, bölücü örgütlerle DEAŞ ile mücadele devam ederken milletin vicdanını sızlatacak kararlara bizim 'olur' dememiz mümkün değil." ifadelerini kullandı.

Bahçeli ile konu hakkındaki açıklamadan sonra görüştüğünü anlatan Yıldırım, diğer cumhurbaşkanı adaylarının "Selahattin Demirtaş'ın dışarı çıkması lazım" söylemleri ve cezaevine ziyaretine gitmelerinden rahatsızlık duyan Bahçeli'nin "Nasıl oluyor da bölücüleri cesaretlendiren, Kürt vatandaşlarımızı isyana çağıran biri bu kadar sahipleniyor'' diye düşündüğünü söyledi. Yıldırım, Bahçeli'nin daha sonra "Madem öyle kader kurbanlarına da af olsun" diye bir beyanatı olduğunu da hatırlattı. 

"Yunanistan'ın yaptıklarını kabul etmemiz mümkün değil"

Türkiye'nin, Yunanistan ile geri kabul anlaşmasını durdurduğu hatırlatılarak, "Ege'de bunun sonuçları ne olacak? Türkiye'nin daha birtakım tepki içeren kararları olabilir mi?" sorusu üzerine Yıldırım, "Yunanistan'ın bir komşumuz olarak bu yaptıklarını kabul etmemiz söz konusu değil. Biz büyük bir mücadele içerisindeyiz. Bu ülkenin bekasına karşı bir darbeye girişmiş olan, o kadar şehidimizin, gazimizin olmasına sebep olan FETÖ unsurlarını serbest bırakmak, onlara müşfik davranmak iyi komşuluk ilişkilerine sığmaz." dedi.

“İkili geri kabulü durdurduk”

Bu konuda kafa karışıklığına sebep vermemek gerektiğine işaret eden Yıldırım, "Bizim bir Yunanistan ile ikili geri kabul anlaşmamız var, bir de Avrupa Birliği ile geri kabul anlaşmamız var. İkili geri kabulü durdurduk, Avrupa Birliği ile geri kabul anlaşmasını iptal etmemiz söz konusu değil. Avrupa Birliği ile olan sözümüzdeyiz ancak Yunanistan ile artık böyle bir yükümlülüğümüz olmayacak bu son karardan sonra." ifadelerini kullandı.


Vecihi Çınar

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.