BÜYÜK PLANI BAŞKOMUTAN BOZDU

VECİHİ ÇINAR

BÜYÜK PLANI BAŞKOMUTAN BOZDU

Kod adı: Mesih ve üst aklın kolluk kuvvetleri

Ufuk Coşkun 25.08.2016

FETÖ, 15 Temmuz günü üzerimize bomba yağdırırken ortakları PKK ve DAEŞ sessizce sıralarını bekliyordu. Darbe/işgal girişimi başarısızlıkla neticelendiğinde ilk ses PKK'dan geldi. Türkiye, Rusya ve İran üzerinden Suriye politikaların yeniden masaya yatırıldığı, Esed rejimine ait uçakların ilk kez terör örgütü PYD mevzilerini vurmaya başladığı bir zamanda da DAEŞ devreye girdi. İsrail de Gazze'yi vurmaya başladı. Mısır'ın Türkiye ile bir sorunu olmadığını ilan etmesi, Hindistan'ın Türkiye'nin Suriye politikasını desteklediği dolayısıyla Çin, Rusya, İran, Arabistan, Mısır ve Kuzey Irak derken Türkiye'nin her geçen gün bölgede elinin güçlendiği ABD'nin ise zayıfladığı yeni bir döneme giriyoruz. Türkiye, Ortadoğu'da Şam üzerinden çıkaracakları bir III. Dünya Savaşı ile yeni dünya nizamı kurmak emelinde olan üst aklın planlarını her geçen gün bozuyor. Dolayısıyla üst akıl, kolluk kuvvetleri FETÖ, DAEŞ ve PKK eliyle Türkiye'ye diz çöktürmek için her şeyi deneyecektir.

Artık Türkiyeliler olarak şundan emin olmalıyız. Türkiye 200 yıldır teo-jeopolitik Haçlı siyasetinin tehdidi altındadır. Bakınız Kabala'da Anadolu, Tanrının yürüdüğü topraklar olarak geçer. Yeni dünya düzeni kurma iddiasında olan küresel sistemin FETÖ, DAEŞ, PKK, PYD, Boko Haram, Anti-Balaka gibi terör örgütleri marifetiyle yeni bir dünya haritası çizme projesi olduğundan artık kuşku duymamalıyız.   Dolayısıyla FETÖ, PKK ve DAEŞ'in patronu aynıdır.  Ve bu örgütler sistematik olarak işbirliği yapmaktadırlar.

Eski CIA Başkanı, Stratfor'un kurucusu Dr. George Friedman'ın “Gelecek 100 Yıl” adlı kitabındaki yer alan tüm savaş öngörülerinde Türkiye ilk sırayı alıyor. Prof. Dr. David Passing'in “2050” kitabında yer alan öngörülerde de Türkiye savaşın tam merkezinde yer alan bir ülke. 7 Ağustos 2003 yılında The Washington Post gazetesinde Condoleezza Rice tarafından kaleme alınan köşe yazısında Rice; Ortadoğu'da içinde Türkiye'nin de yer aldığı 22 İslam ülkesinin sınırlarının değişeceği ifade etmişti. Bu tür örnekleri çoğaltabiliriz fakat asıl vahim olan gözlerimizin önünde cereyan eden hadiselerin korkunç derecede gerçek olması. Bakınız, Irak, Mısır, Libya, Suriye…

Türkiye söz konusu İslam coğrafyası olduğunda ABD politikalarına tam teslimiyet gösterdiğinde hem içeride hem de dışarıda itibar gören bir ülke haline geliyor. Bakınız Ahmet Davutoğlu dönemi eski Suriye politikası teorik olarak Esed'in 3 aylık bir sürede gideceği varsayımı üzerine inşa edilmişti. Ne var ki bu politika her geçen gün ülkemizi eli kolu bağlı, yalnız bir ülke durumuna düşürürken Suriye'de daha fazla kanın akmasına neden oldu. Dahası bu politikayla Kuzey Suriye hattında bir PKK devletinin kurulmasının da önü açılacaktı. Belki vakti geldiğinde Kürdistan'ın kurulmasına yönelik kimlerin nasıl bir siyaset güttüğü ya da buna öncülük ettiği gün yüzüne çıkacaktır. Keza başından beri TSK'nın Suriye'ye müdahale etmesi yönünde algı üreten kesimleri de unutmamak lazım. Eğer Erdoğan müdahale etmeseydi Türkiye bu dönemde neredeyse üst aklın Ortadoğu'daki kaos planlarının bir parçası haline gelecekti.

Bir üst akıl imalatı olan DAEŞ Gaziantep'te 12 yaşındaki bir çocuğu canlı bomba olarak kullanarak 51 sivil masum insanımızı katletti. Bu tür katliamlarda çocukların kullanılmasının da bir özel nedeni var o  da; insanları giderek dinlerden ve elbette İslam'dan soğutmak /nefret ettirmek! Çünkü tüm dinleri İslam'a karşı birleştirerek Kudüs merkezli ortak, karma bir insanlık dini oluşturmak gibi bir amaçları var. Gülen alçağı 1998 yılında Papaya gönderdiği mektupta; “amacımız üç büyük dinin insanları arasında hoşgörü ve anlayış yoluyla bir kardeşlik tesis etmektir” diyordu. 2005 yılında da “Mehdi zulümle dolu dünyayı adaletle dolduracaktır. Allah onu “bir gecede” zafere ulaştıracaktır” diyerek irrasyonel inançtan rasyonel siyaset üreten küresel sistemin sapkın emellerinin alt yapısını inşa ediyordu.

Sapkın ve saçma bulabiliriz ancak mesele Umberto Eco'nun da dediği gibi “Bir inancın doğru veya yanlışlığını tartışmayın. İnananların neyi ne kadar göze aldığına bakın…” Huzurlu bir Ortadoğu istemeyen bu yapının coğrafyamızı kana bulamak için neyi ne kadar göze aldığına bakınız. Bugün karşımızda kod adı: Mesih diyebileceğimiz büyük çaplı bir organizasyon var. Ülkeleri devletsizleştirme projesi bu aynı zamanda… Güya gelecek olan Mesih'e Ortadoğu'yu hazırlıyorlar. İşte biz bugün bu büyük projeyi bozuyoruz. Bu yüzden liderimiz Erdoğan'dan nefret ediyorlar. Milletimiz birlik beraberlik ruhuyla kuvvetli bir direnç gösterdikçe PKK, FETÖ VE DAEŞ eliyle ülkemizi devletsiz bir ülke haline getirmek istiyorlar. İçeride bu ortaklığı görmemizi istemeyen, üst aklı bir bilim kurgu filmi gibi göstererek büyük resmi/projeyi gözden kaçıran, dikkatlerimizi dağıtmak isteyen profesyonel ajanlar var. Bakınız içimize yerleştirdikleri ajanların bile ücretini bize ödeterek bu işi bedavaya getiriyorlar!
VECİHİ ÇINAR


Etiketler; #Vecihi ÇINAR
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.