Türkiye'ye dönük tehdit varsa, orası Türkiye için hedeftir

Başbakan Yardımcısı Bozdağ: Türkiye'ye dönük tehdit varsa, orası Türkiye için hedeftir

Türkiye'ye dönük tehdit varsa, orası Türkiye için hedeftir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan, 24 Haziran seçimleri öncesinde Parlamenter sistemin son Bakanlar Kurulu toplantısı sona erdi.


Başbakan Yardımcısı Bozdağ: Türkiyeye dönük tehdit varsa, orası Türkiye için hedeftir

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Bugünkü toplantının 65. hükümetin 65. toplantısı olduğunu anımsatan Bozdağ, bu toplantının büyük ihtimalle parlamenter sistem içindeki son Bakanlar Kurulu toplantısı olduğunu söyledi.


Bozdağ, 24 Haziran sonrasında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçileceğini ve oluşturulacak yeni kabinenin Türkiye'yi yöneteceğini belirterek, yeni hükümet sisteminin hayırlı olmasını temenni etti.

Bakanlar Kurulu toplantısında gündemdeki iç ve dış konuları enine boyuna değerlendirme fırsatı bulduklarını dile getiren Bozdağ, seçim sürecinin de ele alındığına işaret etti.

Bozdağ, cumhurbaşkanı ve milletvekili adaylarının seçim çalışmalarını güven ortamı içinde, özgürce yürütebilmeleri ve seçimin ülkenin dört bir yanında güven içinde sürdürülebilmesi için yapılan çalışmalar ve alınan tedbirlerin gözden geçirildiğini söyledi.

"Seçim süreci demokratik olgunluk içinde geçmekte"

Seçim sürecinin demokratik olgunluk içinde devam ettiğini vurgulayan Bozdağ, "Bugüne kadar seçim süreci büyük bir demokratik olgunluk içinde geçmektedir. Herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmış değildir. Huzur, güven ortamı içinde seçimlerimiz devam etmektedir. Temennimiz odur ki seçim sürecinin sonuna kadar da seçimin demokratik olgunluk içinde devam etmesidir." diye konuştu.

Türkiye'nin seçim tecrübesini çok yaşadığını ve tüm seçimleri büyük bir demokratik olgunluk içinde tamamladığını ifade eden Bozdağ, siyasi partilerin ve adayların da bu demokratik olgunluğa sahip olduklarını belirtti.

Bozdağ, "Hükümet olarak ülkemizin her yerinde seçim güvenliğiyle ilgili her türlü tedbirin alındığının özellikle bilinmesini isteriz ve bunun altını bir kez daha çizmekte fayda görüyoruz." diye konuştu.


"Münbiç için bir takvim ortaya kondu"

Türkiye ve ABD'nin PYD ve YPG'nin Münbiç'ten uzaklaştırılması konusunda bir yöntem benimsenmesinde mutabakata vardığını bildiren Bozdağ, "Bu yöntem çerçevesinde YPG/PYD'li teröristlerin bölgeden uzaklaştırılması için bir yol haritası çizilmesi için de mutabakata varıldı. Bu yol haritasının birlikte uygulanarak Münbiç'teki YPG/PYD'li teröristlerin bölgeden ayrılması ve bölgedeki diğer hususların yerine getirilmesi konusunda da bir mutabakat sağlandı." ifadesini kullandı.

Burası için bir takvimin de konduğunu aktaran Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ucu açık da bir çalışma değil. Hem yöntemi belirleme hem yol haritasını belirleme hem de bunları hayata geçirme konusunda bir takvim de ortaya kondu. Kaç gün içerisinde yöntem belirlenecek, kaç gün içerisinde yol haritası, kaç gün YPG/PYD'li teröristler Münbiç'ten ayrılacak ve Türk ve ABD'li askerler anlaşma çerçevesinde orada nasıl güvenliği, asayişi ve diğer konuları hayata geçirecekler, bütün bunların hepsi bir takvim çerçevesinde uygulamaya konulacaktır. Hepsi de takvime bağlanmış durumdadır. Umarız ki müttefikimiz ABD, aramızdaki bu ön mutabakat çerçevesinde alınan kararların birlikte hayata geçirilmesi konusunda mutabakatın gereğini yerine getirir. Dileğimiz buranın, bu mutabakat çerçevesinde teröristlerden temizlenmesi ve arındırılmasıdır. Şu anda olumlu bir noktadayız, bu olumlu noktanın, bu takvim çerçevesinde Türkiye'nin arzu ettiği istikamette sonuçlanacağını ümit ediyoruz."

"Her an her şey olabilir"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Irak'ın kuzeyinde terörle mücadele nedeniyle bulunduğunu, Türkiye'nin 11 ayrı askeri birliklerinin olduğunu dile getiren Bozdağ, TSK birliklerinin, Kandil'den ve Irak'ın kuzeyinden Türkiye'ye PKK'lı teröristlerin geçişini önlemek ve Türkiye'ye yönelik terör tehditlerini ülkenin sınırları dışında etkisiz hale getirmek için orada olduklarını vurguladı.

Zaman zaman oradan yapılan saldırılarda, kurulan tuzaklarda şehitler ve gazilerin olduğunu hatırlatan Bozdağ, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Şunu bilmenizi isteriz ki nerede terörist varsa, nerede Türkiye'ye dönük tehdit varsa, orası Türkiye için hedeftir. Hem teröristler hedeftir hem de oradaki terör kaynaklarının tamamı Türkiye için hedeftir. Türkiye, hem ülke içinde hem de ülke dışında Türkiye'ye dönük bütün terör tehditlerini kaynağında imha etme kararlılığındadır. Artık taarruz politikasını hem içeride hem dışarıda uygulama kararlılığındayız ve uyguluyoruz. Orada da teröristlerin inlerine girmeye devam ediyoruz."

Bozdağ, Kandil'in terör örgütünün bir merkezi olduğunun herkesçe bilindiğini, oradan Türkiye'ye terör ihraç edildiğini, Türkiye'deki terörün oradan yönetildiğini söyledi.

Türkiye'nin daha önce Kandil'e defalarca operasyon yaptığını aktaran Bozdağ, "Bundan sonra da Kandil dahil Türkiye'ye dönük her türlü teröristin ve terör tehdidin olduğu yere Türkiye'nin operasyon yapma hakkı mahfuzdur. Kandil'e, Türkiye bundan sonra da girebilir, her an her şey olabilir." diye konuştu.


"Yunanistan darbecileri himaye etmekte"

Yunan yargısının darbeci askerleri serbest bırakmasına ilişkin bir soru üzerine Bozdağ, Yunanistan'ın, Türkiye gibi darbelerden çok çekmiş, darbelere Türkiye gibi bedel ödemiş bir ülke olduğunu anımsattı.

İki ülke arasında suçluların iadesine dair uluslararası hukukun gerektirdiği kuralların bulunduğuna işaret eden Bozdağ, şunları söyledi:

"Yunanistan hem komşu olarak hem aramızdaki uluslararası kurallar gereği hem de darbelere bu kadar bedel ödemiş bir ülke olarak yapması gereken; darbeci askerlerin, teröristlerin Türkiye'ye iadesini yapmaktır. Ama maalesef Yunanistan bunu yapmadı. Öyle görüyoruz ki Yunanistan, Türkiye'nin içerisinde, Türkiye'nin parlamentosuna, hükümetine, milletin iradesine, devletine, anayasasına karşı darbe teşebbüsüne kalkışan bu FETÖ'cü terörist darbecileri himaye etmektedir. FETÖ'ye alenen destek vermektedir. Darbeden çekmiş Yunanistan devleti, darbecilere destek vermektedir. Bunu Türkiye olarak bizim kabul etmemiz mümkün değildir."

Yunanistan Başbakanı Çipras'ın darbeden hemen sonra yaptığı bazı açıklamalarla bu darbecilerin Türkiye'ye iade edileceği konusunda bir olumlu hava estiğini, biraz da ümitlendiklerini dile getiren Bozdağ, "Sayın Çipras, sözünün eridir diye düşündük. Ama öyle görüldü ki daha sonra yargı süreçleri devreye sokularak o iadeler yapılmadı." dedi.

"FETÖ'cü askerleri Türkiye'ye getirmek bizim vazifemiz"

Bozdağ, uluslararası hukuk kuralları ne derse desin, bu iadelerin siyasi bir yönünün de bulunduğuna vurgu yaptı.

"Yunanistan'da yargının verdiği bu kararlar hukuka dayanan kararlar olsaydı, iki ülke arasındaki antlaşmaların gereğine uyarak alınmış olsaydı şu anda FETÖ'cü darbeciler Türkiye'ye iade edilmiş olacaktı." diyen Bozdağ, Yunanistan'da bu süreçte, hukuk yerine Türkiye'ye dönük hesaplar ve siyaset araya girdiği için Yunanistan'ın şu anda suçluları, darbecileri himaye eden, koruyan bir ülke konumunda olduğunun altını çizdi.


Vecihi Çınar
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.