Diploması tarihinin en gırgır antlaşması LOZAN....Vecihi Çınar Haberi

Diploması tarihinin en gırgır antlaşması LOZAN....

Diploması tarihinin en gırgır antlaşması LOZAN....Vecihi Çınar Haberi

   Lozan’da masaya oturduğumuzda çoğu işgal altında da olsa 5 Milyon km2’ye yakın topraklarımız vardı. Masadan kalktığımızda 780.000 km2 toprak kalmıştı elimizde.
   Mustafa Kemal Paşa, meclisi nasıl ikna etmişti?
   Hatırlayalım, demişti ki; İsmet Paşa’nın yapacağı antlaşmanın hiç önemi yok. Sonunda o antlaşma meclise gelecek, onaylarsanız yürürlüğe girecek, onaylamazsanız çöpe atılacak…
   Peki İsmet Paşa masaya imzaladığında masaya oturduğunda 5 milyon km2  toprağımız vardı, antlaşmayı imzaladığında 780.000 km2  .
   Meclis, bunu nasıl başarılı diye onaylayacaktı ki!..
   Çözüm bulundu…
   Antlaşma imzalanır imzalanmaz, adamın karıyı boşadığı gibi, M. Kemal de meclisi feshetti.
   Yerine tayinle gelen meclis bile zar-zor ancak oy çokluğuyla onayladı bu antlaşmayı.
   Şimdi karar verin bu antlaşma Zafer mi, hezimet mi?
   Benim bu konuda bir fikrim yok!..
   Lozan’ın en gırgır tarafı ise şu idi; İsmet Paşa, müzakereler esnasında ileri sürülen tezlere cevap veremiyordu. Çünkü konuşulanları anlamıyordu.
   Karşı taraf konuşuyordu, konuşuyordu, konuşuyordu…
   Bizde o konuştuklarının yazılı metinlerini onlardan alıyorduk, gelecek celse de cevap vereceğiz diyorduk.
   Heyetimizdeki tercümanlar önce o metinleri tercüme diyorlardı. İsmet, M. Kemal’den habersiz adım atamazdı. Bu metinler şifrelenip Lozan Postahanesi’nden Ankara’ya telgraflanırdı. Ankara bunları inceler ve ne yapmaları gerekiyorsa, telgrafla Lozan Postahanesi’ne gönderirdi.
   Gelen talimat-metinler, bizimkilerin ellerine geçmeden Lozan Postahanesi’ndeki memurlar tarafından bir nüshaları İngiliz ve Fransız diplomatlarına verildi. Bu nedenle, önümüzdeki celsede Türk delegasyonunun ne söyleceklerini, blöflerini rakipler önceden bilerek masaya gelirlerdi.
   Diploması tarihinin en gırgır antlaşması, budur.
   Başka bir örneği yoktur.
   Konuyu sonlandırmak için, son bir soru daha sormam lazım. İki kişi bir araya gelir ve limited (adi) şirket kurarlar ve bu şirket adına market açarak işletirler.
     Aradan bir zaman geçer, işler iyi gitmez. Şirketi feshedip, işe son vermeye karar verirler.
    Altı üstü iki kişilik bir şirket ve iş de bir market nihayetinde.
    Güzel kardeşim bu iki kişilik adi şirketin bile tasviyesi Maliyece en az iki yıl sürer.
    Tamam mı?..
    Anladın mı?..
    Peki işte sana can alıcı soru: İki kişilik adi bir şirketin tasfiyesi en az iki yıl sürer de, nasıl olur koca bir İmparatorluğun tasviyesi sekiz ay sürer, haaaa!..
    Cevap ver, cevap?..
    Nasıl bu iş sekiz ayda biter, cevap versene?..
    Be kardeşim, tamam antlaşmayı imzaladın. Otur bir komisyon kur Bulgaristan’la, bir Yunanistan’la , bir komisyon kur Irak’la,  bir komisyon kur Suriye ile, bir komisyon kur Mısır’la… vs. vs.
    Her ülkeyle karşılıklı olarak oradaki tapulu mülklerimizi, mal varlığımızı konuş, mütekabiliyet esasına göre kimini 10 yılda, kimini 15 yılda kimini 20 yılda… neticeye bağla!...
    Kimin malını kimlere hibe ettiniz de, hesap görmediniz?
    Söyleyin bakalım. Neyin karşılığında bu hesaplar görülmedi, bunu bu milletin bilmeye hakkı var! 5.000.000 km2 ‘y, koruyamadınız, hibe edilen 780.000 km2 ‘ye razı oldunuz, tamam da oralarda vatandaşlarımızın şahsi mülklerini niye masaya getirmediniz?
    Neden defteri kaptınız.
    İşte düşünülmesi, irdelenmesi gereken en önemli soru bu’…
 
    SEVR!
Vecihi Çınar......
   
 
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.